Keratokonus Nedir? Keratokonus Tedavisi

Keratokonus, korneanın incelmesi ve öne doğru sivrilerek koni şeklini alması ile karakterize edilen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Bu durum, gözün ışığı retinaya düzgün bir şekilde odaklayamamasına ve dolayısıyla görme kalitesinde ciddi bozulmalara yol açar. Keratokonusun gelişimi sırasında, korneanın yapısal bütünlüğü zayıflar ve kornea incelerek düzensizleşir. Bu süreç, genellikle astigmatizma ve miyopi gibi görme kusurları ile birlikte ilerler. Ayrıca, hastalar sıklıkla çift görme, ışık saçılmaları, haleler ve özellikle geceleri görme güçlüğü gibi belirtiler yaşar. Keratokonus genellikle ergenlik döneminde başlar ve ilerleyen yaşlarda daha belirgin hale gelir. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte gözlük reçeteleri hızla değişebilir ve kontakt lens kullanımı zorunlu hale gelebilir. Bu durumun tedavisinde hastalığın evresine göre farklı yaklaşımlar benimsenir, erken teşhis ise kalıcı görme kaybını önlemede kritik öneme sahiptir.
Keratokonus, gözün ön kısmında bulunan korneanın incelmesi ve koni şeklinde öne doğru çıkıntı yapmasıyla ortaya çıkan bir göz hastalığıdır. Keratokonus nedir? sorusunun yanıtı, korneanın yapısının bozulması sonucu ışığın retinaya düzgün bir şekilde odaklanamaması olarak açıklanabilir. Bu durum, görme kalitesini düşürür ve zamanla ilerleyebilir.
Keratokonus Evreleri
Keratokonus, korneanın incelmesi ve sivrilmesiyle karakterize edilen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Hastalığın seyri genellikle dört evrede incelenir:
- Evre 1 (Hafif Keratokonus): Bu aşamada hastalar hafif astigmatizma ve bulanık görme gibi belirtiler yaşayabilirler. Gözlük veya yumuşak kontakt lensler genellikle yeterli olabilir. Keratokonusun ilk bulgusu görme bulanıklığıdır.
- Evre 2 (Orta Keratokonus): Hastalığın ilerlemesiyle birlikte, korneanın incelmesi ve şekil bozukluğu artar. Bu evrede gözlükler yetersiz kalabilir ve hastalar sert gaz geçirgen kontakt lenslere ihtiyaç duyabilirler. Keratokonus hastalığının hafif (evre 1), orta (evre 2), ileri (evre 3) ve ciddi (çok ileri) olmak üzere farklı evreleri vardır.
- Evre 3 (İleri Keratokonus): Korneanın belirgin şekilde inceldiği ve sivrildiği bu evrede, sert kontakt lensler veya kornea içi halka (Intacs) implantasyonu gibi cerrahi müdahaleler gerekebilir. Ayrıca, kornea çapraz bağlama (cross-linking) tedavisi hastalığın ilerlemesini durdurmak için uygulanabilir. Keratokonus hastalığının tedavisi 3 başlık altında toplanmaktadır.
- Evre 4 (Çok İleri Keratokonus): Hastalığın en ileri aşamasında, kornea ciddi şekilde deforme olur ve görme kaybı belirgin hale gelir. Bu durumda, kornea nakli (keratoplasti) gibi cerrahi müdahaleler gündeme gelebilir. Keratokonus hastalığının tedavisi 3 başlık altında toplanmaktadır.
Keratokonusun her evresinde uygun rehabilitasyon yöntemleri ve düzenli göz muayeneleri ile hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir.
Keratokonus Belirtileri
Keratokonus, korneanın incelmesi ve sivrilmesiyle karakterize edilen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlayan bu hastalık, zamanla ilerleyerek çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Başlıca keratokonus belirtileri şunlardır:
- Bulanık veya Çift Görme: Korneanın düzensiz şekli, ışığın retinaya doğru odaklanmasını engelleyerek bulanık veya çift görmeye neden olur. Bu durum, hastaların net bir şekilde görme yetisini olumsuz etkiler.
- Işık Hassasiyeti: Keratokonuslu bireyler, parlak ışıklara karşı artan bir hassasiyet yaşayabilirler. Bu fotofobi, özellikle güneş ışığı veya parlak yapay ışık kaynaklarına maruz kalındığında rahatsızlık verici olabilir.
- Gece Görüşünde Zorluk: Hastalığın ilerlemesiyle, düşük ışık koşullarında görme yeteneği azalır. Özellikle gece araç kullanırken veya loş ortamlarda detayları seçmek zorlaşabilir.
- Gözlük Numaralarının Sık Değişmesi: Korneadaki şekil bozukluğunun ilerlemesi, refraktif hataların sürekli değişmesine yol açar. Bu nedenle, hastalar sık sık gözlük veya kontakt lens reçetelerini yenileme ihtiyacı hissedebilirler.
- Haleler ve Işık Yansımaları: Işık kaynaklarının etrafında haleler veya parlamalar görmek, keratokonusun yaygın belirtilerindendir. Bu durum, özellikle gece vakti ışıkların etrafında belirgin hale gelir.
- Baş Ağrısı ve Göz Yorgunluğu: Görme bozuklukları nedeniyle gözler daha fazla çaba sarf eder, bu da göz yorgunluğuna ve baş ağrılarına yol açabilir. Özellikle uzun süreli okuma veya ekran kullanımından sonra bu semptomlar artabilir.
Bu belirtiler, keratokonusun ilerlemesiyle birlikte şiddetlenebilir ve günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Erken teşhis ve uygun görme rehabilitasyonu yöntemleriyle bu göz hastalığının ilerlemesi kontrol altına alınabilir.
“İlginizi Çekebilir: Koni Distrofisi Nedir? Koni Distrofisi Tedavisi”
“Koni Distrofisi Hakkında Detaylı Bilgi Almak, Danışmak İçin Hemen Dr. Semrin Timlioğlu ile İletişime Geçin. Koni Distrofisi Tedavisi İçin Göz Muayene Randevusu Oluşturun.”

Keratokonus Neden Olur?
Keratokonus göz hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun rol oynadığı düşünülmektedir. Keratokonus neden olur? sorusunun başlıca sebepleri şunlardır
- Genetik Yatkınlık: Ailede keratokonus öyküsü olan bireylerde hastalığın görülme olasılığı daha yüksektir. Bu durum, genetik faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynadığını göstermektedir.
- Gözleri Sürekli Ovalamak: Gözleri sık sık ve şiddetli şekilde ovalamak, korneaya mekanik stres uygulayarak keratokonusun ilerlemesine katkıda bulunabilir. Özellikle alerjik konjonktivit gibi kaşıntıya neden olan durumlarda bu risk artmaktadır.
- Kontakt Lenslerin Yanlış Kullanımı: Uygun olmayan kontakt lens kullanımı veya hijyen eksikliği, korneada tahrişe ve mikro travmalara yol açarak keratokonus riskini artırabilir.
- Göz Alerjileri: Alerjik reaksiyonlar nedeniyle gözlerde kaşıntı ve tahriş meydana gelebilir. Bu durum, hastaların gözlerini ovalama ihtiyacını artırarak keratokonus gelişimine zemin hazırlayabilir.
- Güneşin Zararlı UV Işınlarına Maruz Kalma: Uzun süreli ve korunmasız UV ışınlarına maruz kalmak, korneada oksidatif strese neden olarak keratokonus gelişimini tetikleyebilir.
Bu faktörlerin yanı sıra, keratokonusun gelişiminde hormonal değişiklikler, bağ dokusu hastalıkları ve çevresel etkenler de rol oynayabilir. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir.
Keratokonus Nasıl Görür?
Keratokonus hastaları, görme bozukluklarını çeşitli şekillerde deneyimler. Bu durum, korneanın düzensizleşmesi nedeniyle ışığın retinaya farklı açılarda kırılması sonucu oluşur. İşte keratokonus görüşünün detayları:
- Bulanık veya Dalgalı Görme: Görüntüler, korneadaki şekil bozukluğu nedeniyle bozulur ve kıvrımlı, dalgalı bir görünüm alır.
- Çift Görme (Diplopi): Aynı nesnenin üst üste veya yan yana çift görünmesi sık görülür.
- Gece Görüşünde Zorlanma: Gece veya düşük ışık koşullarında, ışıklar daha dağınık ve yansımalı görünür.
- Işık Haleleri: Özellikle far, sokak lambası gibi ışıkların çevresinde parlamalar veya haleler fark edilir.
- Işık Saçılmaları: Göz içine giren ışık, kornea düzensizliği nedeniyle dağılarak yoğun bir parlama hissi yaratır.
- Renklerin Bozulması: Işık kırılmaları nedeniyle renk geçişleri karışık veya farklı algılanabilir.
- Odaklanma Problemleri: Görüntülerde odaklanma güçleşir, yakından ve uzaktan bakışlarda netlik sağlanamaz.
Bu görme bozuklukları, hastalığın evresine ve korneadaki deformasyonun şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir. Erken evrelerde bulanık görme hafifken, ileri evrelerde çift görme, ışık saçılmaları ve odak kayıpları daha belirgin hale gelir. Keratokonusun yol açtığı bu belirtiler, günlük yaşamda araç kullanımı, okuma ve dijital ekran kullanımı gibi aktiviteleri ciddi şekilde zorlaştırabilir. Keratokonus görüşü, normal bir gözdeki net görüşten oldukça farklıdır.
Keratokonus Tedavisi
Keratokonus ameliyatı, ileri evrelerde uygulanan cerrahi bir müdahaledir ve hastalığın ilerlemesini durdurmanın yanı sıra görme kalitesini artırmayı hedefler. Bu ameliyatlar, korneanın şeklini düzeltmek veya tamamen değiştirmek yoluyla hastaların görme işlevini iyileştirir. Her cerrahi yöntem, hastanın kornea yapısı, keratokonusun evresi ve genel göz sağlığı dikkate alınarak seçilir.Başlıca cerrahi türleri şunlardır:
- Kornea Nakli (Keratoplasti): Korneanın büyük ölçüde hasar gördüğü ileri evrelerde uygulanır. Donör kornea, hasarlı doku yerine yerleştirilerek ışığın düzgün kırılması sağlanır. Tam kat (penetran) veya kısmi kat (lameller) keratoplasti gibi farklı türleri vardır.
- Halka (Intacs) İmplantasyonu: Kornea dokusunun iç kısmına küçük plastik halkalar yerleştirilir. Bu işlem, korneanın eğriliğini azaltarak ışığın daha düzgün odaklanmasını sağlar. Ayrıca, korneanın yapısal dayanıklılığını artırarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir.
“İlginizi Çekebilir: Renk Körlüğü Nedir? Renk Körlüğü Tedavisi”
“Renk Körlüğü Hakkında Detaylı Bilgi Alın. Renk Körlüğü Tedavisi İçin Dr. Semrin Timlioğlu ile İletişime Geçin, Göz Muayenesi İçin Randevu Oluşturun.”
Keratokonus Lazer Tedavisi
Keratokonus göz lazer tedavisi, özellikle erken ve orta evrelerde uygulanan, kornea yüzeyini düzenleyerek görme kalitesini artırmayı hedefleyen bir yöntemdir. Bu tedavi, korneanın düzensiz eğriliklerini azaltarak ışığın retinaya daha düzgün odaklanmasını sağlar. Özellikle kontakt lens kullanımı zorlaşan hastalar için lazer tedavisi etkili bir alternatif olabilir. Bu lazer tedavileri, keratokonusun ilerlemesini yavaşlatabilir ve özellikle hafif ile orta evrelerde görme kalitesini önemli ölçüde artırabilir. Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve keratokonusun ilerleme derecesi dikkate alınarak en uygun yöntem seçilir. Keratokonus lazer tedavisi, özellikle erken ve orta evrelerde uygulanabilir. Başlıca Keratokonus Lazer Tedavisi Türleri:
- No-Touch Lazer: Korneaya doğrudan temas olmadan yapılan, iyileşme süresi kısa olan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem, enfeksiyon riskini azaltması ve daha az ağrılı bir iyileşme süreci sunması nedeniyle tercih edilir.
- Topoguided PRK: Kornea yüzeyini detaylı bir şekilde haritalandırarak kişiye özel lazer tedavisi sağlar. Düzensiz astigmatizması olan keratokonus hastaları için oldukça etkilidir.
- Transepitelyal PRK: Epitel tabakasının otomatik olarak çıkarılmasıyla yapılan, hızlı iyileşme sunan bir yüzey lazer tedavisi yöntemidir.

Keratokonus Ameliyat Sonrası
Keratokonus ameliyatı sonrasında, iyileşme sürecini desteklemek ve komplikasyonları önlemek için belirli önlemler almak önemlidir. İşte dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar:
- Göz Damlalarının Düzenli Kullanımı: Ameliyat sonrası dönemde, enfeksiyon riskini azaltmak ve iltihabı kontrol altına almak için doktorunuz tarafından reçete edilen antibiyotikli ve kortizonlu göz damlalarını düzenli olarak kullanmanız gerekmektedir.
- Göz Hijyeni ve Ovalamaktan Kaçınma: Gözlerinizi temizlerken ellerinizi önceden yıkamalı ve hijyenik bir ortamda bulunmalısınız. Özellikle ilk günlerde gözlerinizi ovalamaktan veya kaşımaktan kaçınmak, kornea dokusunun zarar görmesini önlemek için kritiktir.
- Güneş Gözlüğü Kullanımı: Ameliyat sonrası dönemde, gözlerinizi güneşin zararlı UV ışınlarından korumak için güneş gözlüğü kullanmanız önerilir. Özellikle güneşli günlerde, güneş gözlüğü kullanarak gözlerinizi UV ışınlarından koruyun.
- Düzenli Göz Doktoru Kontrolleri: Ameliyat sonrası ilk gün, bir hafta ve ilk yıl boyunca aylık kontroller yapılması önerilir. Bu kontroller, korneanın iyileşme sürecini izlemek ve olası komplikasyonları erken tespit etmek için önemlidir.
- Fiziksel Aktiviteler ve Egzersiz: İyileşme sürecinde ağır kaldırma, yoğun fiziksel aktiviteler ve egzersizlerden kaçınılmalıdır. Doktorunuzun onayı olmadan egzersiz yapmamanız önemlidir.
- Gözlük veya Kontakt Lens Kullanımı: Ameliyat sonrası dönemde, doktorunuzun önerdiği şekilde gözlük veya kontakt lens kullanımı görme kalitenizin artmasına yardımcı olabilir. Uygun lens seçimi ve kullanımı konusunda doktorunuzun talimatlarına uymanız önemlidir.
Ameliyat sonrası dönemde, göz doktorunuzun tüm talimatlarına uymanız ve herhangi bir anormallik fark ettiğinizde derhal sağlık profesyoneline başvurmanız, sağlıklı bir iyileşme süreci için esastır.
Keratokonus Egzersizleri
Keratokonus egzersizleri, göz kaslarını güçlendirmeye ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Düzenli göz egzersizleri, özellikle erken evrelerde görme konforunu artırabilir:
Başlıca Keratokonus Egzersizleri:
- Yakın-uzak odaklama: Bir kalemi veya parmağınızı 30 cm mesafede tutun ve 10 saniye odaklanın. Ardından, uzaktaki bir nesneye geçiş yaparak göz kaslarınızı çalıştırın. Bu egzersiz, göz merceğinin esnekliğini artırmaya yardımcı olur.
- 8 rakamı egzersizi: Başınızı sabit tutarak gözlerinizle havada büyük bir yatay 8 çizin. Bu hareket, göz kaslarını esnek tutarak görme kontrolünü iyileştirir.
- Palming: Ellerinizi ovuşturarak ısıtın ve ardından hafifçe göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. Gözlerinizi kapalı tutarak birkaç dakika boyunca derin nefes alın. Bu teknik, göz yorgunluğunu azaltır ve kasların rahatlamasına yardımcı olur.
- Göz kaydırma: Gözlerinizi sağa, sola, yukarı ve aşağı hareket ettirin. Bu hareket, göz kaslarını güçlendirmek için önerilir.
- Odak değiştirme: Yakın bir nesneye kısa süreli, ardından uzaktaki bir nesneye uzun süreli odaklanın. Bu egzersiz, odak değiştirme yeteneğini artırır ve göz kaslarını güçlendirir.
Keratokonus Kör Eder mi?
Keratokonus kör eder mi? sorusu sıkça sorulur. Tedavi edilmezse ileri evrelerde ciddi görme kaybına neden olabilir. Ancak erken teşhis ve doğru tedavi ile körlük riski önlenebilir.
Keratokonus Hastaları Nelere Dikkat Etmeli?
- Gözleri ovalamaktan kaçınmalı
- UV korumalı güneş gözlüğü kullanmalı
- Göz hijyenine dikkat etmeli
- Düzenli göz muayenesine gitmeli
Keratokonus belirtileri fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmanız önemlidir.